Pocket Option, BaFin ve Düzenleme 2026

·

Pocket Option, BaFin ve Düzenleme 2026

BaFin Nedir

Almanya'nın finansal denetim otoritesi. Bankaları, sigortacıları ve menkul kıymet hizmeti sunanları yetkilendiriyor, denetliyor ve gerektiğinde yaptırım uyguluyor; ayrıca okurun kendisinin sorgulayabileceği iki kamuya açık kayıt tutuyor.

Almanya'da finansal hizmet sunmak izne tabi bir faaliyet. İzni veren, verdikten sonra denetleyen ve kural ihlalinde işlem yapan kurum federal finansal denetim otoritesi. Bu, bir sektör derneği ya da gönüllü bir sertifikasyon kuruluşu değil; kamu gücü kullanan bir idare.

Denetim alanı

Kurumun görev alanı üç ana kolda toplanıyor: bankacılık, sigortacılık ve menkul kıymet ile yatırım hizmetleri. Bu sayfayı ilgilendiren üçüncü kol. Yatırım hizmeti sunmak isteyen bir kuruluşun ya doğrudan burada yetkilendirilmesi ya da başka bir AEA ülkesindeki otoriteden aldığı yetkilendirmeyi Almanya'ya bildirmesi gerekiyor. İkincisi tek pazar içindeki pasaport mekanizması.

Denetim yalnızca giriş aşamasında değil, faaliyet boyunca sürüyor. Sermaye yeterliliği, müşteri varlıklarının ayrıştırılması, iç kontrol yapısı, kara para aklamayla mücadele yükümlülükleri ve müşteriye karşı davranış kuralları düzenli olarak izleniyor. İhlal halinde uyarıdan faaliyet yasağına kadar uzanan bir araç seti bulunuyor.

Denetimin bir de görünmeyen tarafı var: raporlama. Yetkilendirilmiş bir kuruluş düzenli olarak veri gönderiyor ve bu veriler dışarıdan değil, otorite tarafından değerlendiriliyor. Yani müşteri, sağlayıcının kendi beyanına güvenmek zorunda kalmıyor; arada sürekli çalışan bir doğrulama katmanı bulunuyor. Bu katmanın varlığı ya da yokluğu, bir sağlayıcıyı değerlendirirken en belirleyici tek farklardan biri.

Yatırımcı koruması nasıl kuruluyor

Koruma tek bir kuralla değil, birbirini tamamlayan katmanlarla sağlanıyor. Bilgilendirme yükümlülükleri, uygunluk değerlendirmesi, ürün yönetimi kuralları, maliyet şeffaflığı ve emirlerin en iyi koşulda gerçekleştirilmesi ödevi bu katmanların bir kısmı. Bunların üstünde ise bir güvenlik ağı var: kurumun ödeme güçlüğüne düşmesi halinde devreye giren yasal bir tazminat düzeni.

Bu katmanların ortak özelliği, yetkilendirmeye bağlı olmaları. Hiçbiri bir sağlayıcının iyi niyetine ya da kendi beyanına dayanmıyor; hepsi denetlenen ve ihlali yaptırıma tabi yükümlülükler. Eksik yatırımcı koruması ifadesi de tam olarak bu katmanların devrede olmadığı durumu anlatıyor.

Yetkilendirilmiş kuruluşlar sicili

Okur açısından en kullanışlı araç bu. Otorite, yetkilendirdiği kuruluşların yer aldığı bir şirket veri tabanı yayımlıyor ve bu veri tabanı herkesin sorgulamasına açık. Bir kuruluşun adı burada çıkıyorsa, o kuruluşun hangi hizmetler için yetkilendirildiğini ve hangi kategoride denetlendiğini görmek mümkün.

Bu kaydın önemi, tek doğrulama kaynağı olmasından geliyor. Bir sağlayıcının kendi sayfasındaki "lisanslı" ifadesi, üçüncü taraf sitelerdeki "doğrulanmış" rozetleri ve tanıtım metinlerindeki sertifika görselleri bir doğrulama değil. Resmî sicil dışında hiçbir kaynak bir yetkilendirmeyi teyit edemiyor.

  • Yetkilendirme bir kerelik değil, sürekli denetime tabi bir statü.
  • Koruma katmanlarının tamamı yetkilendirmeye bağlı; hiçbiri gönüllü beyana dayanmıyor.
  • Şirket veri tabanı herkese açık ve tek geçerli doğrulama kaynağı.
  • Tanıtım rozetleri, üçüncü taraf "doğrulama" sayfaları ve sertifika görselleri bir teyit değil.

Bir yetkilendirmeyi teyit edebilecek tek kaynak resmî sicilin kendisi; geri kalan her şey sağlayıcının ya da bir üçüncü tarafın beyanı.

Denetimin Uyarıları

Otorite yetkisiz faaliyet gösterdiğini tespit ettiği sağlayıcılar hakkında kamuya açık uyarı bildirimleri yayımlıyor. Ancak bu bildirimlerin taşıdığı kanıt değeri, yetkilendirme sicilinin taşıdığı kanıt değerinden yapısal olarak tamamen farklı.

Uyarı bildirimleri, yetkilendirme olmadan finansal hizmet sunduğu ya da yetkilendirilmiş bir kuruluşun adını kullandığı tespit edilen yapılar hakkında yayımlanıyor. Kamuya açıklar ve aranabilir durumdalar. Ancak nasıl üretildiklerini bilmeden okunduklarında ciddi biçimde yanlış yorumlanıyorlar.

Bir uyarı nasıl doğuyor

Uyarılar reaktif bir mekanizma. Bir dosya otoritenin gündemine geldiğinde, incelendiğinde ve belirli bir eşik aşıldığında yayımlanıyorlar. Yani bir uyarının yayımlanma tarihi, sorunun başladığı tarih değil; otoritenin o dosyaya ulaştığı tarih. Aradaki mesafe uzun olabiliyor.

İkinci yapısal özellik kapsam. Uyarı listeleri dünyadaki tüm yetkisiz sağlayıcıların bir envanteri değil ve olması da mümkün değil. Bir otorite kendi yargı çevresinde kendisine ulaşan dosyaları işliyor. Piyasada bulunan sağlayıcı sayısı, herhangi bir otoritenin işleyebileceği dosya sayısının kat kat üzerinde.

Asimetriyi doğru kurmak

Bu iki özellik birleştiğinde ortaya bu sayfanın en pratik bilgisi çıkıyor. İki arama yapılabilir ve ikisinin kanıt değeri eşit değil.

Aramanın sonucuBu sonuçtan çıkarılabilecek tek şey
Şirket veri tabanında kayıt çıkıyorDenetlenen, davranış yükümlülükleri olan, yaptırım gücüne sahip bir şikayet yolu ve yasal tazminat kapsamı bulunan bir kuruluş. Kaydın hangi hizmetleri kapsadığına ayrıca bakmak gerekiyor; yetkilendirme hizmet bazında veriliyor.
Şirket veri tabanında kayıt çıkmıyorYetkilendirmenin bulunmadığı bilgisi. Bir suçlama değil, ama önemsiz de değil: yukarıdaki koruma katmanlarının devrede olmadığını gösteriyor.
Uyarı bildirimlerinde kayıt çıkıyorCiddiye alınması gereken olumsuz bir sinyal. Bildirimin kapsamı ve tarihi okunmadan bir hüküm kurulmaz.
Uyarı bildirimlerinde kayıt çıkmıyorYalnızca o aramanın boş olduğu. Ne bir onay, ne bir aklanma, ne de denetim altında olunduğunun göstergesi.

Tablonun son satırı, bu kategorideki en yaygın yanlış okumanın kaynağı. "Uyarı listesinde yok" cümlesi tanıtım metinlerinde bir güvence gibi kullanılıyor ve bir güvence değil. Doğru kontrol yönü tersine çevrilmeli: olumsuz kanıtın yokluğunu aramak yerine olumlu kanıtı aramak.

Bu asimetriyi bir kez daha vurgulamak gerekiyor, çünkü tanıtım dilinde tam tersi kuruluyor. Bir sağlayıcının kendi sayfasında "hiçbir düzenleyici uyarısı bulunmamaktadır" türü bir ifade görüldüğünde, bu bir yetkilendirme beyanı değil; olsa olsa bir arama sonucunun raporu. Aynı cümle, hiç denetlenmemiş bir yapı için de yazılabilir ve genellikle öyle yazılıyor.

Kontrolün kendisi

Kontrol pratikte birkaç dakika sürüyor ve şu sırayla yapılıyor.

  1. Otoritenin kendi alan adına doğrudan gidin; bir arama sonucundaki bağlantıya değil, adresi kendiniz yazarak.
  2. Şirket veri tabanında sağlayıcının adını arayın. Marka adı ile tüzel kişilik adı farklı olabildiği için ikisini de deneyin.
  3. Bir kayıt çıkarsa hangi hizmetler için yetkilendirildiğine bakın; yetkilendirme hizmet bazında veriliyor ve her hizmeti kapsamıyor.
  4. Ayrıca uyarı bildirimlerinde arama yapın, ancak sonucu yukarıdaki asimetriye göre yorumlayın.
  5. Bulduğunuz kaydın tarihine bakın ve sonucu tarihiyle birlikte not edin; statü değişebiliyor.

İki arama yapılıyor ama yalnızca biri kanıt üretiyor: sicilde bulmak bilgi verir, uyarı listesinde bulamamak vermez.

Pocket Option'ın Durumu

Burada söylenecek her şey bir yokluk tespiti ya da işletmecinin kendi beyanı. Bunun ötesine geçen hiçbir iddiada bulunmuyoruz, çünkü ötesine geçmeyi mümkün kılacak doğrulanmış bir bilgi elimizde bulunmuyor.

Bu bölüm bilinçli olarak kısa ve kesin ifadelerle yazıldı. Her cümlenin arkasında ya kamuya açık bir kaynak ya da açıkça belirtilmiş bir belirsizlik var.

Yetkilendirme durumu

İncelediğimiz kamuya açık sayfalarda platformun Almanya'da yatırım hizmeti sunmak için yayımlanmış bir BaFin yetkilendirmesi görünmüyor. Başka bir AEA ülkesindeki otoriteden alınıp Almanya'ya bildirilmiş bir pasaport da yayımlanmış değil. Ana akım hiçbir finansal düzenleyicinin adı, işletmecinin okuyabildiğimiz sayfalarında yer almıyor.

Bunu bir yokluk tespiti olarak yazıyoruz ve tam olarak bu kadarını iddia ediyoruz. Tanıtım dilinde geçen "uluslararası lisans" türü ifadeler bu tespiti değiştirmiyor: denizaşırı bir şirket tescili ya da sektörel bir öz düzenleme üyeliği bir finansal lisans yerine geçmiyor ve Almanya'da hizmet sunma yetkisi doğurmuyor.

Bir ayrıntı daha var. Yetkilendirme hizmet bazında veriliyor; bir kuruluş belirli bir faaliyet için yetkilendirilmiş olabilir ve başka bir faaliyeti sunmaya yetkili olmayabilir. Bu nedenle sicilde bir kayıt bulmak da tek başına yeterli değil: kaydın hangi hizmetleri kapsadığına bakmak gerekiyor. Bu marka için ise böyle bir kayıt hiç görünmediğinden, kapsam sorusu zaten doğmuyor.

Uyarı ve işlem sorusu

Bu markayı adıyla anan bir uyarı bildirimini, bir yasaklama kararını, bir idari işlemi ya da bir yaptırımı doğrulayamadık. Aynı şekilde markayı akladığına, uygun bulduğuna ya da denetim kapsamına aldığına dair bir kaydı da doğrulayamadık. İki yönde de iddiada bulunmuyoruz ve okurun bu belirsizliği belirsizlik olarak görmesi gerekiyor.

Bu, kaçamak bir ifade değil; bu sayfanın kurallarından biri. Doğrulanmamış bir düzenleyici işlem iddiası, hangi yönde olursa olsun, okurun karar kalitesini düşürüyor. Okur kendi aramasını yukarıdaki adımlarla yapabilir ve sonucu tarihiyle birlikte kendisi değerlendirebilir.

Bu belirsizliğin okur açısından pratik karşılığı da yazılmalı. Doğrulanmamış bir düzenleyici işlem iddiası bir platformu haksız yere mahkûm edebilir; doğrulanmamış bir aklama ifadesi ise okuru olmayan bir güvenceye yaslandırır. İkisi de aynı hatanın iki yüzü. Bu nedenle burada yalnızca yokluk tespitini yazıyor ve kontrolü okura bırakıyoruz.

Ürün tarafındaki durum

Marka sorusundan bağımsız olarak, ürün kategorisi hakkında doğrulanmış bir tespit var. İkili opsiyonların AB'deki bireysel müşterilere pazarlanması, dağıtılması ve satılması yasaklandı ve BaFin dahil ulusal otoriteler eşdeğer ulusal önlemleri uyguladı. Bu tespit ürünün tasarımına yönelik ve bir markaya yönelik suçlama içermiyor. Ürün yasağı ile bir marka hakkında yapılmış işlem iddiası ayrı konular.

Bu iki tespit birbirini tamamlıyor ama biri diğerinin yerine geçmiyor. Ürünün kısıtlı olması, işletmecinin yetkilendirilmemiş olmasından bağımsız bir olgu; yetkilendirme bulunsaydı bile ürün bireysel müşterilere sunulamayacaktı. Tersi de geçerli: ürün kısıtlı olmasaydı bile yetkilendirme yokluğu korumaların devrede olmadığı anlamına gelirdi. İki eksen ayrı ayrı okunmalı.

İşletmecinin kendi duruşu

Üçüncü bir katman daha var ve çoğu tartışmada atlanıyor. İşletmecinin kamuya açık sayfalarında yer alan bildirime göre hizmet, AEA ülkeleri ile ABD, İsrail, Birleşik Krallık, Filipinler, Japonya ve Brezilya'da ikamet edenlere sunulmuyor. Bildirim Almanya'yı ismen saymıyor; Almanya kapsama AEA üyeliği nedeniyle giriyor ve bu bir yorum değil, üyelik durumuna dair bir olgu. Bildirim 29 Temmuz 2026 tarihinde kontrol edildi.

Üç ayrı katman var: yetkilendirme yokluğu, ürün rejimi ve işletmecinin kendi bildirimi; hiçbiri diğerinin yerine geçmiyor.

Hangi Koruma Eksik

Soyut bir "koruma yok" cümlesi hiçbir şey anlatmıyor. Bu bölüm üç somut senaryo üzerinden, yetkilendirilmiş bir sağlayıcıda ne olacağını ve yetkilendirilmemiş bir yapıda ne olacağını yan yana koyuyor.

Korumanın yokluğu hesap açılırken görünmüyor, işler yolunda giderken de görünmüyor. Yalnızca bir şey ters gittiğinde ortaya çıkıyor ve o an koşulları değerlendirmek için en kötü an. Aşağıdaki üç senaryo bunu somutlaştırıyor.

Senaryo bir: ödeme talebi askıda kalıyor

Bir çıkış talebi açılıyor ve haftalarca sonuçlanmıyor; yazışmalara gelen yanıtlar genel ifadeler içeriyor. Yetkilendirilmiş bir sağlayıcıda bu durumda müşteri, yaptırım gücü olan bir mercie başvurabiliyor. Şikayet mekanizması bir karar üretiyor ve karar bağlayıcı oluyor; sağlayıcı uymadığında denetim otoritesinin araç seti devreye giriyor.

Yetkilendirilmemiş denizaşırı bir yapıda ise elde yazışmadan başka araç kalmıyor. Alman kaydı bulunmayan bir şirketin bir Alman tüketici başvurusunu yanıtlama yükümlülüğü yok. Tüketici merkezleri, ombudsman mekanizmaları ve denetim otoritesinin şikayet yolları yetkilendirilmiş kuruluşlara yönelik çalışıyor ve buraya ulaşmıyor.

Senaryo iki: sağlayıcı ödeme güçlüğüne düşüyor

Yetkilendirilmiş bir kurumda iki mekanizma birden devrede. Müşteri varlıklarının kurumun kendi varlıklarından ayrı tutulması denetlenen bir yükümlülük; ihlali yaptırıma tabi. Bunun üstünde ise yasal bir tazminat düzeni bulunuyor ve belirli kapsam içinde müşteri alacaklarını karşılıyor.

Yetkilendirilmemiş bir yapıda ikisi de yok. Müşteri varlıklarının ayrıştırılıp ayrıştırılmadığı dışarıdan doğrulanabilir değil; burada kullanılabilecek tek dürüst ifade kanıt bulunmadığıdır, ayrım yapılmadığı iddiası değil. Bu ayrım küçük görünüyor ama önemli: birincisi bir bilgi eksikliği tespiti, ikincisi doğrulanmamış bir suçlama. Fonların korunması konusunda bu sitede söylenebilecek şey ilkiyle sınırlı.

Bu senaryonun bir de belge boyutu var. Yetkilendirilmiş bir kurumda müşteri varlıklarının durumu bağımsız denetime tabi ve bu denetimin sonuçları belirli bir düzen içinde raporlanıyor. Yetkilendirilmemiş bir yapıda ise böyle bir raporlama zinciri bulunmuyor; ne olumlu ne olumsuz bir bulgu üretilebiliyor. Boşluk tam olarak burada.

Senaryo üç: koşullar değişiyor

Getiri oranı düşüyor, bir kanal kaldırılıyor ya da hesapla ilgili bir kural değişiyor. Yetkilendirilmiş bir sağlayıcıda değişikliklerin bildirimi ve maliyet şeffaflığı düzenlenmiş yükümlülükler; ayrıca yayımlanan bilginin doğruluğu denetime tabi.

Yetkilendirilmemiş bir yapıda yayımlanan her bilgi gönüllü ve dışarıdan doğrulanamıyor. Bu bir yalan iddiası değil, bir doğrulanabilirlik boşluğu. Okur açısından farkı şu: birinci durumda okuduğunuza güvenmenizin kurumsal bir dayanağı var, ikinci durumda yok.

Bu üç senaryonun ortak sonucu, yerel denetimin yokluğu. Denetim yalnızca ceza kesmek değil; sürekli bir gözetim ve bir düzeltme kanalı. O kanal olmadığında, kullanıcı ile sağlayıcı arasındaki her uyuşmazlık iki tarafın kendi imkânlarına kalıyor ve bu imkânlar eşit değil.

Koruma bir rozet değil, bir uyuşmazlık anında devreye giren mekanizmalar zinciri; zincir yoksa fark ancak o anda görünüyor.

Nasıl Dikkatli Davranılır

Bu bölüm bir uyarı listesi değil, uygulanabilir bir kontrol dizisi. Üç adım var, üçü de birkaç dakika sürüyor ve hiçbiri bu markaya ya da başka bir markaya yönelik bir suçlama içermiyor.

Bu sayfadan çıkarılacak pratik sonuç bir hüküm değil, bir alışkanlık. Aşağıdakiler herhangi bir sağlayıcı için uygulanabilir ve bu markaya özgü değil.

Bir noktayı önceden netleştirelim: bu adımların hiçbiri bir alternatif önerisi değil. Bireysel müşterilere sunulmasına izinli ürünler ile kısıtlı ürünler arasındaki farkı anlamak ve seçimi kendi ölçütlerinizle yapmak, hazır bir liste kullanmaktan yapısal olarak daha güvenli. Bu sitede hazır liste yok ve bilinçli olarak yok.

Birinci adım: sicili kendiniz sorgulayın

Adayın adını otoritenin şirket veri tabanında arayın ve marka adı ile tüzel kişilik adının farklı olabileceğini hesaba katın. Bir kayıt çıkarsa hangi hizmetler için yetkilendirildiğine bakın; yetkilendirme hizmet bazında veriliyor. Kayıt çıkmazsa bunu bir suçlama olarak değil, korumaların devrede olmadığı bilgisi olarak not edin.

Aynı mantık başka bir sağlayıcıyı değerlendirirken de geçerli. Bu sitede hiçbir firmayı yetkilendirilmiş alternatif olarak adlandırmıyoruz, çünkü hiçbirini bu build kapsamında doğrulamadık ve doğrulanmamış bir ismi önermek örtük bir tavsiye olurdu. Brokerı kendin sınamak ifadesi burada bir slogan değil, tek geçerli yöntem.

Sicil sorgusunun bir de zamanlama boyutu var. Statü değişebiliyor: bir yetkilendirme verilebiliyor, kapsamı daraltılabiliyor ya da geri alınabiliyor. Bu yüzden sorgunun sonucunu tarihiyle birlikte not etmek ve uzun aralıklarla tekrarlamak, tek seferlik bir kontrolden daha güvenilir. Bu sayfadaki tespitler de 29 Temmuz 2026 tarihinde yapılan kontrole dayanıyor.

İkinci adım: ürünün kendisini anlayın

Düzenleyici tablo ne olursa olsun ürünün getiri yapısı değişmiyor. Kaybeden işlem yatırılan tutarın tamamını götürürken kazanan işlem tutarın tamamından azını geri getiriyor; bu asimetri başabaş noktasını isabet oranının yarının belirgin biçimde üzerine taşıyor. Sabit vadeli işlemde sermayenin tamamı hızla kaybedilebilir ve bu üründe çoğu bireysel hesap para kaybeder.

Bu cümleler en sıkı denetlenen ortamda bile geçerli olurdu. Yani yetkilendirme sorusu ile ürün riski sorusu birbirinden bağımsız ve ikisinin de ayrı ayrı yanıtlanması gerekiyor.

Ürünü anlamanın ikinci bileşeni, ürüne dışarıdan eklenen araçlara karşı mesafe. Otomasyon yazılımları, ücretli sinyal grupları ve "mentor" anlatıları bu ekosistemin sabit unsurları. Bu sitede hiçbir sağlayıcıyı, kanalı ya da eğitmeni önermiyoruz; hiçbiri için isabet oranı veya kazanç projeksiyonu yayımlamıyoruz. Zarardan sonra pozisyon büyütmeye dayanan yöntemleri bir seçenek olarak değil, hesabın tükenmesine giden bir yol olarak adlandırıyoruz ve giriş bilgilerinin, tek kullanımlık kodların ya da uzaktan erişimin paylaşılmasını hiçbir koşulda tavsiye etmiyoruz.

Üçüncü adım: kararı önceden verin

Karar zemini üç soruya indirgenebilir. Yerel denetim ve bağlayıcı bir başvuru yolu sizin için vazgeçilmez mi? Ürünün getiri yapısını kabul ediyor musunuz? Kaybedilmesi durumunda günlük hayatınızı etkilemeyecek bir tutardan mı söz ediyorsunuz? Üç sorunun da yanıtını hesap açmadan önce vermek, sonradan vermekten yapısal olarak daha değerli. Sorumlu işlem kavramı burada bir slogan değil, kaybedilebilecek tutarın işlem açılmadan önce belirlenmesi anlamına geliyor.

Üç sorudan herhangi birinin yanıtı olumsuzsa, bu bir yasak değil ama bir işaret. Yerel denetim vazgeçilmezse yanıt bu markada bulunmuyor. Getiri yapısı kabul edilemezse ürün kategorisinin tamamı yanlış araç demektir. Riske atılacak tutar günlük hayatı etkileyecek büyüklükteyse, düzenleyici tablo ne olursa olsun karar savunulabilir değil.

Son olarak iki sınır. Bu sitede hiçbir coğrafi kısıtlamanın etrafından dolaşılmasına dair yönlendirme yok: VPN önerisi yok, kayıt formundaki ülke alanına dair taktik yok, üçüncü taraf aracı önerisi yok. Kimliği veya ikameti gerçeğe aykırı gösteren belge sunmak dolandırıcılıktır. Ayrıca kendi koşullarında AEA sakinlerini hizmet dışında bırakan denizaşırı bir mekâna para göndermek kendi başına bir risk taşıyor; vergi tarafı okurun kendi sorumluluğunda ve muhatabı Almanya'da çalışan bir Steuerberater.

Kontrolü karar öncesinde yapmak, sonrasında yapmaktan çok daha ucuz; sonrasında yapıldığında elde yalnızca bilgi kalıyor, seçenek kalmıyor.

Bize sıkça gelen sorular

Bu platform BaFin denetiminde mi?

İncelediğimiz kamuya açık sayfalarda Almanya'da yatırım hizmeti sunmak için yayımlanmış bir BaFin yetkilendirmesi görünmüyor ve başka bir AEA otoritesinden Almanya'ya bildirilmiş bir pasaport da yayımlanmış değil. Bunu bir yokluk tespiti olarak yazıyoruz. Denetim otoritesinin bu markaya karşı bir işlem yaptığını ya da markayı akladığını iddia etmiyoruz; ikisini de doğrulayamadık.

Marka hakkında bir uyarı bildirimi var mı?

Bu markayı adıyla anan bir uyarı bildirimini, kararı ya da işlemi doğrulayamadık; markayı aklayan bir kaydı da doğrulayamadık. İki yönde de iddiada bulunmuyoruz. Okur iki kaynağı kendisi sorgulayabilir: yetkilendirilmiş kuruluşların yer aldığı şirket veri tabanı ve kamuya açık uyarı bildirimleri. Sonucu tarihiyle birlikte not etmek yararlı, çünkü statü zaman içinde değişebiliyor.

Uyarı listesinde çıkmaması iyi bir işaret değil mi?

Hayır ve bu, bu sayfadaki en önemli tek uyarı. Uyarılar reaktif bir mekanizma: otorite bir dosyaya ulaştığında yayımlanıyorlar, sorun başladığında değil. Listeler ayrıca eksik; hiçbir otorite piyasadaki tüm yetkisiz sağlayıcıları işleyecek kapasiteye sahip değil. Boş bir arama sonucu yalnızca o aramanın boş olduğunu gösteriyor. Anlamlı olan kontrol ters yönde: sicilde bir kayıt aramak.

"Uluslararası lisans" ifadesi bir yetkilendirme sayılır mı?

Hayır. Bir finansal lisans, belirli bir ülkenin yetkili otoritesi tarafından belirli faaliyetler için verilir ve o otoritenin denetim ile yaptırım yetkisiyle birlikte gelir. Denizaşırı bir şirket tescili ya da sektörel bir öz düzenleme üyeliği bunun yerine geçmez, bir AEA pasaportu hiç değildir ve Almanya'da hizmet sunma yetkisi doğurmaz. Bu ifade tanıtım dilinde sık geçiyor ve genellikle bir belirsizliği örtüyor.

Yetkilendirme olsaydı somut olarak ne değişirdi?

Dört şey. Sürekli bir denetim devrede olurdu. MiFID II kapsamındaki davranış yükümlülükleri, uygunluk değerlendirmesi, maliyet şeffaflığı ve emirlerin en iyi koşulda gerçekleştirilmesi ödevi uygulanırdı. Bir uyuşmazlıkta yaptırım gücü olan ve bağlayıcı karar üreten bir şikayet yolu bulunurdu. Kurumun ödeme güçlüğü halinde yasal bir tazminat düzeni devreye girerdi. Bunların hiçbiri burada işlemiyor.

Türkiye'deki bir düzenleyicinin kaydı burada işe yarar mı?

Almanya'da ikamet eden bir okur için geçerli olan denetim otoritesi BaFin'dir ve ürün rejimi AB düzeyinde kurulmuş olandır. Başka bir ülkenin otoritesindeki bir kayıt, Almanya'da hizmet sunma yetkisi doğurmaz ve Almanya'daki koruma mekanizmalarını devreye sokmaz. Türkçe yayımlanmış içeriğin önemli bir bölümü Türkiye'de yaşayan okur için yazıldığından, o metinlerdeki düzenleyici anlatımlar bu okura uygulanmaz.